HASHUS1099
YAZILAR  
  Nablus Savaşı'nda Mustafa Kemal'e atılan iftiralar Hk.
  Bekir Sami Günsav ve Yüzbaşı Selahattin'in gözünden Irak Cephesi'nde Kazım Karabekir
  Bir Cumhuriyetçi, Neden Çatı Adayına Oy VERMEMELİ?
  Öğrenim Kredisi için Faiz Affından Yararlanacaklara...
  Falih Rıfkı - Eski Saat s330
  Ah şu yüzyılların şark zihniyeti... sen mi büyüksün, Galatasaray mı?
  Abdülhamit Dönemi Donanma - Hasan Rami Paşa
  Vahdettin'in Kurtuluş Savaşı'nın Destekçisi Olduğu Yalanı
  FATİH TERİM'E RAĞMEN GALATASARAY'IN İLERLEYİŞİ
  GALATASARAY, Şampiyonlar Ligi B Grubu'ndan Nasıl Çıkar?
  17 Ağustos Hakkındaki Yalanlar
  Deprem - Güneş Tutulması İlişkisi(zliği)
  Adnan Menderes, Über Demokrat!
  Star Trek Into Darkness: Hayal Kırıklığı ve Mutluluk
  Eve Dönüş, Sarıkamış 1915 Hayal Kırıklığı Yarattı
  Osmanlı Hanedanı Kovulmayabilir miydi?
  Cumhuriyet Bayramı'nda Atatürk'ün Askerliğini Sorgulayanlara Sardım
  -Harf Devrimi'nin Faydaları, İftiralara Cevaplar
  -Dany ve Riera'nın İyi Oynadığı Yalanı
  -EMEK HIRSIZLIĞI ARŞİVİ
  -Mehmet Akif ve vatanseverlik
  DEPREM BİLİNÇSİZLİĞİ
  ATATÜRK'E GÖRE ATATÜRK
  Tarihimizden Ders Alıcı Bir Yaprak
  Kurtuluş Savaşı
  Ziyaretçi defteri
  Sayaç
Bekir Sami Günsav ve Yüzbaşı Selahattin'in gözünden Irak Cephesi'nde Kazım Karabekir
bekir sami günsav, ırak cephesindeki idaresi yüzünden kazım karabekir'e çok ağır sözler söyler.
ön bir açıklama yapalım:

kut zaferi sonrasında ordu avantajını koruyamamış ve ingilizler güç toplamıştır. 1916 sonlarında ingiliz taarruzu ile birliklerimiz çekilmeye başlar, dicle nehri geçilecektir.
birliklerin bir kısmı geçtikten sonra gecenin basması nedeniyle ingilizlerin kıyıya yaklaştığı ve artık nakliyatın durması gerektiğini söyler 45. tümen komutanı yarbay ismail hakkı. yüzbaşı selahattin ise, bu iş için ayrılan 4 kayıkla ingilizlerin karşıya geçebilmesine imkan olmadığını, ingilizlerin henüz oraya ulaştığının da bilinmediğini, araziyi bildiğini söyler.

kolordu komutanı kazım karabekir'in odasında aynı zamanda tümen komutanı, kolordu kurmay başkanı, birince şube müdürü ve topçu kumandanı tartışmaktadır. selahattin'in sözlerini karabekir dinlemez, "tümen kumandanı duruma vakıftır, bu nakliyatın devamını tehlikeli görüyor, şimdi geçişi durdurunuz" der. tüm karşı çıkmalarına karşı karabekir "siz yalnız emrimi yapınız" der.

sabah gün doğduğu zaman "bizi kurtarın" diye bağıran askerlerin ingilizler tarafından nasıl esir edildiklerini izlerler. büyük bir birlik göz göre göre düşman eline bırakılmıştır.

işte bu noktadan sonra bekir sami günsav:

- yahu bu kolordu kumandanı ne korkak herifmiş, der.

yüzbaşı selahattin (o sırada üsteğmen) hatıralarında, karabekir ırak cephesi'nde kolordu komutanlığı yaparken, tümen komutanı bekir sami (günsav) ile yaşadığı bir anekdotu aktarır:

------------------

ağustos ve eylül aylarından birinde kolordu kumandanı karabekir'le felahiye'ye bekir sami'nin birliğine gitmiştik. geceleyin otururken bekir bey düşmanın var hızıyla savaşa hazırlandığını, bizim ise gereği kadar çalışmadığımızı, büyük bir kuvvetimizin iran topraklarında hala boşu boşuna durduğunu söyledi. karabekir, bekir sami'nin bu sözlerine karşılık:

- ben orduya yazdım, hepsini yazdım. yavaş yavaş her şeyi ikmal edecekler ve bizi gerekli şekilde takviye edeceklerini söylediler. ben ne yapayım?

bunun üzerine bekir sami karabekir'e:
- size bir hikaye anlatayım, dedi ve devam etti:
- vaktiyle bir deveci varmış. hastalanmış. ve artık öleceğini anlayınca develerini etrafına toplamış. ey develerim demiş, siz bana uzun süre hizmet ettiniz, ben de buna karşılık size baktım. bazı zamanlar çok yük yükledim size ve az yem verdim. bazı zamanlar az yük vurdum, çok yem verdim. artık hepsi geçti... helalleşelim.

bunun üzerine develerden biri dile gelip:
- sana bütüm hakkımız helal olsun. yalnız bir şeyi helal etmeyiz. sen bizi yola çıkarınca önümüze bir eşek koyardın. sanki biz yürümeyi bilemezmişiz gibi... biz buna da ses çıkarmazdık. ama sonra yolumuz bir dereye gelir, eşek suyu geçemez ya da direnirdi. sen eşeği de bizim sırtımıza vurup suyu geçirirdin. haydi bunu da af edelim, ama suyu geçtikten sonra sen suyu bizim sırtımızda geçen eşeği gene bizim önümüze koyardın. işte bunu af edemeyiz, bu konuda hakkımızı helal edemeyiz.

bekir sami'den ayrılıp yola çıkınca karabekir bana:
- bekir sami bu hikayeyle beni mi kastetti yoksa halil paşa'yı mı(ordu komutanı)? diye sordu.

tarizin halil paşa'ya uzandığını söyledim. gerçekte bekir sami bu hikayeyle hepsine birden hücum etmişti. düşündüğünü apaçık söyleyen bir adamdı. uluorta konuşurdu.


------------------

bu olay sonrasında yaşananların siniriyle selahattin, olayı ordu karargahına anlatır, karabekir'in kulağına gelir bu ve sorguya çekerler:

------------------
- karabekir
+ selahattin

- esir olanlar hakkında bir şey duydunuz mu?
+ evet?
- ne duydunuz?
+ eğer korkaklık gösterilmemiş olsaydı, bunların esir olmayacakları, salt kolordunun geçişi vakitsiz durdurması yüzünden düşman eline esir düştükleri söyleniyor.
- kim söylüyor?
+ herkes.
- bana isim lazım.
+ kimse fikrini saklayacak durumda değil. herkes fikrini söylüyor. birliğini düşmana teslim eden kolordu olmak durumundayız. bunu kime sorsanız, size söyleyebilir, benim aracılığıma ihtiyaç yok.
- pekala bunları duydunuz da bana niye söylemediniz?
+ evvelce size söylenen şeylere dedikodu dediniz. söylemiş olsaydım, bana da bunu söyleyecektiniz.
- pekala, bana söylemediğiniz halde başka bir karargaha gidip bunları söylemekte ne mana vardı?
+ başka bir karargaha değil, kolordunun üstü olan karargaha...
- bir karargahın sırrını bir başka karargaha söylemenin bir subay için çok fena olduğunu elbette bilirsiniz.
+ karargahın sırlarını ifşa etmiş değilim, durumdan müteessir olan ordu kurmay başkanı'na sorduğu sual üzerine asıl olayı anlattım.
- böyle bir hareketin hakkınızda en ağır cezayı gerektireceğini düşünemediniz mi?
+ bu ağır cezanın tarihin korkak ve beceriksiz demesinden daha hafif olacağı inancındayım.

son cümle karabekir'in yüzüne vurulmuş bir kızgın demir gibi geldi.


----------------
yüzbaşı selahattin'in romanı, cilt 1, sf 233-240

ilerleyen günlerde karabekir, selahattin'i yaveri olarak da atamıştır, her ne kadar geçinemeseler de değerli bir subay olduğunu kabul etmiştir.
 
  Mustafa Kemal Fahrettin Altay Fevzi Çakmak  
Reklam  
   
 
   
Bugün 1 ziyaretçi (28 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=