HASHUS1099
YAZILAR  
  Nablus Savaşı'nda Mustafa Kemal'e atılan iftiralar Hk.
  Bekir Sami Günsav ve Yüzbaşı Selahattin'in gözünden Irak Cephesi'nde Kazım Karabekir
  Bir Cumhuriyetçi, Neden Çatı Adayına Oy VERMEMELİ?
  Öğrenim Kredisi için Faiz Affından Yararlanacaklara...
  Falih Rıfkı - Eski Saat s330
  Ah şu yüzyılların şark zihniyeti... sen mi büyüksün, Galatasaray mı?
  Abdülhamit Dönemi Donanma - Hasan Rami Paşa
  Vahdettin'in Kurtuluş Savaşı'nın Destekçisi Olduğu Yalanı
  FATİH TERİM'E RAĞMEN GALATASARAY'IN İLERLEYİŞİ
  GALATASARAY, Şampiyonlar Ligi B Grubu'ndan Nasıl Çıkar?
  17 Ağustos Hakkındaki Yalanlar
  Deprem - Güneş Tutulması İlişkisi(zliği)
  Adnan Menderes, Über Demokrat!
  Star Trek Into Darkness: Hayal Kırıklığı ve Mutluluk
  Eve Dönüş, Sarıkamış 1915 Hayal Kırıklığı Yarattı
  Osmanlı Hanedanı Kovulmayabilir miydi?
  Cumhuriyet Bayramı'nda Atatürk'ün Askerliğini Sorgulayanlara Sardım
  -Harf Devrimi'nin Faydaları, İftiralara Cevaplar
  -Dany ve Riera'nın İyi Oynadığı Yalanı
  -EMEK HIRSIZLIĞI ARŞİVİ
  -Mehmet Akif ve vatanseverlik
  DEPREM BİLİNÇSİZLİĞİ
  ATATÜRK'E GÖRE ATATÜRK
  Tarihimizden Ders Alıcı Bir Yaprak
  Kurtuluş Savaşı
  Ziyaretçi defteri
  Sayaç
DEPREM BİLİNÇSİZLİĞİ
Depremler, bu coğrafyanın ezelden beridir bir parçası. Yani, tarih boyunca Anadolu'da muazzam büyüklüklere varan depremler meydana gelmiştir. Bu depremlerin aletsel büyüklüğü bilinen en büyüğü 1939 Erzincan Depremi'dir. Bu deprem, o zamanlar yurtdışı kaynaklı ivme ölçerler tarafından 7.9  büyüklüğünde ölçülmüştür.

Bu deprem ile 360 kilometrelik bir fay kırılması meydana gelmiştir. Bunu niye diyoruz? 360 kilometre boyunca yer değişimi olmuş. 360 kilometreyi özellikle vurguluyoruz, çünkü ülkenin 3'te 1'ine yakın bir kısmında yer değiştirme meydana gelmiş. Neredeyse depremi hissetmeyen yer yok, ülkenin yarısına yakınında ise hasar oluşturmuş.

Yani, 72 yıl öncesinde olan bir depremin insanlara, tabiatın gücünü küçümsememelerini öğütlediğini hatırlatıyorum. Bugün, her depremi HAARP'a bağlayan zihniyete hitaben söylüyorum bunları. Doğanın biriktirdiği bu muazzam enerjiyi bugün doğadan beklenmeyecek bir şeymiş gibi karşılıyorlar. Tabi bunu yaparlarken, deprem hakkında hiçbir elle tutulur bilgiye sahip olmadıklarından, her depremi HAARP'a yoranları da bir nebze olsun anlayabiliyorum. Çünkü doğanın deprem yaratan kuvvetini idrak edemeyecek bilgisizlikte insanlar.

Arap plakasının, Afrika'nın yılda 2.5 cm kuzeye çıkması, bilgisiz insanlar için hiçbir şey ifade etmiyor tabi.

Bir de 9 kasım 2011, yani dün akşam olan depremin ardından Ahmet Ercan'ın açıklamaları vardı. Bu aralar HAARP tutkunlarının yüzünü asacak bir açıklamaydı. Aslında, daha önceden söylediklerinin gerçekleştiğini bildiriyordu konuşmasında, yani bölgede etkilenen diğer fayların kırılmasından ve artçıların 6 ay daha süreceğinden. Ama depremi gerektiği gibi araştırmayıp, gizemli iddialara balıklama dalan komplo teorisi aşıkları; zaten bilimin söylediği gerçekleri, gizemli iddialara yormakta.

Her şey doğal, uzmanlar burada deprem beklendiğini ve İran-Hakkari taraflarında da deprem beklendiğini söylüyor. Bölgedeki kırılmamış fayların, normalden daha fazla risk altında olduğunu söyleyenleri kimse dinlemiyor. Bu durumda HAARP masallarıyla uyutulanlara acımaktan başka çaremiz yok.


HAARP meraklılarının yine de bir iyi yanı var, o da şüphe. Tabi şüpheyi akılcılıkla pek bağdaştırmasalar da, bir şeye şüphe ile yaklaşmaları çok güzel. Peki ya depremleri Allah'ın cezalandırma yöntemi olarak görenlere ne demeli? Gölcük depremi kimi cezalandırdı? En tutucu şehirlerden Sakarya'yı mı? Peki bu şahısların görüşleriyle, ahlaksızlığın tavan yaptığı Kuzey Avrupa'da niye deprem olmuyor?

Depremin beklendiği yerler her zaman biliniyor. Stres biriken yerler biliniyor, deprem olacak yerlerde önlem alırsak, koca Allah'ı alt mı etmiş olacağız? İşte bu iddia sahipleri, Allah'a hakaret etmekten başka bir şey yapmıyorlar. Simav civarında olacak depremi yıllar öncesinden defaten söyledi bilim insanları, önlem alınmadı. Simav mı ahlaksızlığın merkezi?

Deprem konusu böyle güzel bir konudur, yorumlayanların eğitim seviyesini çok iyi bir şekilde ortaya çıkarır.
Malesef ülkemizde ciddi derecede DEPREM BİLİNÇSİZLİĞİ söz konusu. Bu bilinçsizliğin en acı örneği ise, halkı depremden kurtarmaya giden ekibin enkaz altında kalmasıdır. İşte ülkemizin deprem gerçeği tam olarak budur ve bin nasihatin yanında bin musibet bile işe yaramıyor, yaramayacak gibi de görünüyor.

10.11.2011

 
  Mustafa Kemal Fahrettin Altay Fevzi Çakmak  
Reklam  
   
 
   
Bugün 1 ziyaretçi (2 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=